Windows Vista’nın kötü ünü beni öylesine korkutmuÅŸ olmalı ki, müzik yapımında kullandığım sistemin altyapısı için onu tercih etmeyi aklımdan dahi geçirmedim. 2009 Ekim ayında piyasaya sürülen Windows 7 de ilk bakışta Vista’ya fazlaca benzediÄŸinden, baÅŸlangıçta ona da uzak durdum.

Böylelikle 2010 Ağustos ayı geldiğinde hala işimi gücümü XP ile hallediyordum. Kapsamlı bir altyapı güncellemesi zorunlu hale gelmeseydi belki de XP ile mutlu mesut yaşamıma devam ederdim; gel gör ki mevcut altyapı (donanım) yetersiz olmaya başlamıştı ve tepeden tırnağa bir yenileme ve güncelleme operasyonu gerekiyordu.

Ben de yazın nispeten sakin günlerini bu yenileme işlemini tamamlayarak geçirmeye ve yeni sezona hazırlıklı girmeye karar verdim. Çünkü istediğim son şey, yoğun bir iş yükü ve zaman baskısı altında bu tür bir değişimi yapmak zorunda kalmaktı.

Müzik yapım istasyonu (sevgili Ufuk Önen’in terminolojisini kullanıp dijital ses çalışma istasyonu da diyebiliriz buna) gibi çok deÄŸiÅŸkenli bir sistemi güncellerken, aslında sistemi oluÅŸturan parçaları teker teker deÄŸiÅŸtirmek akıl saÄŸlığı açısından daha iyi bir çözüm. Zira iÅŸler ters gittiÄŸinde, son attığığnız adımın ne olduÄŸunu net bir ÅŸekilde bilip ona göre gerekli düzeltmeleri yapmanız mümkün. Ama benimki mecburiyetten dolayı toptan bir deÄŸiÅŸim oldu: bilgisayarı deÄŸiÅŸtirince iÅŸletim sistemini deÄŸiÅŸtirmek, onu yaparken 32 bit’ten 64 bit’e çıkmak, bu arada kullanılan yazılımları da güncellemek farz oldu. Tüm bu deÄŸiÅŸikliklerin en can alıcısı sanırım iÅŸletim sistemindeki deÄŸiÅŸiklikti. İşte Windows 7 ile ilgili ilk izlenimlerim:

Kurulum

MS-DOS 3.x’ten itibaren Microsoft’un ürettiÄŸi hemen hemen tüm iÅŸletim sistemlerini ÅŸu veya bu ÅŸekilde kullanmış biri olarak, Windows 7′nin bir “olgunluk dönemi eseri” olduÄŸunu kabul etmem gerekiyor. İşletim sisteminin, ÅŸu veya bu nedenle kendinden bekleneni yapmamasını, ve gerektiÄŸinde bu anlamda çok yaratıcı yöntemler geliÅŸtirmesini bekleyen bu kötümser kullanıcı için 7′yi kurmak, rahat bir nefes almak gibiydi. XP zamanında plug and play (tak ve çalıştır) teknolojisi yeni olduÄŸu için bu isim fazlaca iddialı kalıyor ve kullanıcılar tarafından plug and pray (tak ve dua et) diye alaya alınıyordu. Microsoft’un zaman içerisinde (ki epey zamanı oldu) bu teknolojiyi yerleÅŸtirmek için önemli adımlar attığı ve sorunu büyük ölçüde hallettiÄŸi kesin. Windows 7, henüz 64 bit uyumlu sürücüleri bulunmayan donanımı bile sorunsuzca tanıyıp benimsedi. Microsoft, XP’den Vista’ya geçerken çok sayıda yeni özellik eklemeye kalkışıp bu arada çok sorunlu bir iÅŸletim sistemi ortaya çıkarmıştı; Vista’dan 7′ye geçerken yeni özelliklerden çok performansa ve stabiliteye önem vermek isabetli bir karar olmuÅŸ, ve sonuçları da hemen görülebiliyor.

Tek ciddi sorunu (daha önceki Windows versiyonlarında olduÄŸu gibi) aÄŸ kurma konusunda yaÅŸadım. Windows 7 ile “Home Group” adı verilen ve iddiaya göre aynı çatı altındaki bilgisayarlar arasında aÄŸ kurmayı çok kolaylaÅŸtıran bir özellik getirilmiÅŸ, ancak bunun kullanılabilmesi için tüm bilgisayarlarda Windows 7 veya Vista kurulu olması gerekiyor. Bu mümkün olmayınca eski “AÄŸ Kurma Sihirbazı”na baÅŸvurmak gerekti ki, daha tıklarken içimi devlet dairesine yolu düşmüş vatandaşınkine benzer bir ruh hali kapladı. Sonuç olarak, bekleyen daha acil iÅŸler olduÄŸu için ÅŸimdilik kısmen çalışan bir aÄŸ kurabilmiÅŸ durumdayım; ama orkestral çalışmalarda iki bilgisayarla birden çalışmak sıkça gerektiÄŸi için yakında bu konuya daha ciddi biçimde eÄŸilmek durumunda kalacağım.

Performans

Windows XP’yi müzik yapımına uygun hale getirmek için bir dolu ayar gerekiyordu. Bunları yaptıktan sonra dahi bilgisayarın sınırlarını zorlamak durumunda kalıyor ve sınırlı kalan performansın dayattığı parametreler çerçevesinde çalışıyorduk. Bunda tabii ki on senelik bir iÅŸletim sistemi üzerinde bugünün en talepkar yazılımlarını kullanmaya çalışmamızın da etkisi vardı.

Windows 7′yi kurarken internette bir miktar araÅŸtırma yaptım. Windows platformunda müzik yapımı konusunda en saygı duyduÄŸum kaynaklardan biri olan Sound on Sound dergisi yazarı Martin Walker, birkaç temel ayar dışında Windows 7′nin varsayılan ayarlarına dokunmanın fazlaca bir fayda saÄŸlamadığını, hatta yerine göre zararlı bile olabileceÄŸini yazıyordu; ben de onun tavsiyesine kulak verdim ve birkaç ayar dışında Windows 7′yi “kutudan çıktığı gibi” kullanıyorum. Daha önce ancak iki bilgisayara paylaÅŸtırarak çalıştırabildiÄŸim yüklü projeleri deneme amacıyla açtığımda hiçbir performans sorunu yaÅŸamadım. KoÅŸullar gerektirmedikçe Windows’un ayarlarına dokunmayı da düşünmüyorum. Ne güzel; sonunda iÅŸletim sisteminin kendisi “tak ve çalıştır” ilkesine uygun hale gelmiÅŸ.

Yeri gelmiÅŸken: Eski projelerin yeni sistemdeki çok çekirdekli iÅŸlemcinin nimetlerinden faydalanabilmesi için biraz ön hazırlık gerekiyor. Bu özellikle projelerdeki sanal enstrümanlar (yaygın deyimle VST enstrümanları) için geçerli. Aynı sanal enstrümanı birkaç farklı ses için kullanıyorsak, tek çekirdekli sistemde bu enstrümanı bir tek kez açıp tüm gereken sesler için onu kullanıyorduk; performansa herhangi bir etkisi yoktu bunun. Oysa çok çekirdekli sistemlerde sistem her bir sanal enstrümanı farklı bir çekirdeÄŸe yönlendirebiliyor; bu nedenle tek bir enstürmanı diyelim ki 8 farklı ses için kullanıp o çekirdeÄŸe yüklenmek yerine, aynı enstrümandan iki tane açıp her birine 4′er ses atamak sistemin bunları farklı çekirdeklere yönlendirmesini saÄŸlıyor ve performansı artırıyor. Intel’in i serisi çok çekirdekli iÅŸlemcileri sanırım bu tür yönlendirmeleri kendiliÄŸinden yapabiliyor, elinizde öyle bir iÅŸlemci varsa bu tür zahmetlere girmenize de gerek yok.

Windows 7 ile Microsoft sonunda insana sürekli kendi varlığını hatırlatmayan, işine gücüne odaklanmasına izin veren şeffaf bir işletim sistemi sunmayı başarmış gibi görünüyor.

Doruk Somunkıran

Berklee College of Music mezunu olan Doruk Somunkıran, film, dizi ve reklam müziği çalışmalarını halen İstanbul'da sürdürmekte, bir yandan da Modern Müzik Akademisi çatısı altında müzik teknolojisi dersleri vermektedir.

  2 yorum yazılmış to “Windows 7 Platformunda Müzik Yapımı”

  1. Paylaşımınız için teşekkürler, geliştirici bilgiler sunmuşsunuz. Ancak ben de Win 7 kullanmama rağmen pek memnun olduğumu söyleyemem. Emu Tracker Pre sese kartı kullanıyorum ve sürekli hata alıyorum. Farklı dawlarda farklı sample rate ler kullanıyorum. Sorun ses kartı driverı mı yoksa işletim sisteminin 32 bit olduğundan mı ve ya başka bişeyden mi çözebilmiş değilim. Böyle devam ederse de Xp yolu gözüküyor gibi.

    • Bende EMU 0404 PCI ses kartı ilk günden bu yana sorunsuz bir ÅŸekilde çalışıyor. 64 bit’e geçiÅŸ sürecinin sancıları halen devam ettiÄŸi için, sizdeki kurulumun 32 bit olması aslında avantajlı bir durum.

      Belki çok basit bir öneri olacak ama, USB bağlantısı için kasanın önündeki USB portlarını değil de ana kart üzerindeki USB portlarını kullanın ve USB çoğaltıcılarından (hub) kaçının.

      Bunun dışında, EMU’nun driver’ı yerine asio 4 all driver’ını kurmayı da deneyebilirsiniz (http://www.asio4all.com/).

      Umarım bunlar işinize yarar ve bir an önce müzik yapımına geri dönebilirsiniz :-)

 Cevap bırak

Connect with Facebook

(zorunlu)

(zorunlu)

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

   
© 2012 Doruk Somunkıran Suffusion theme by Sayontan Sinha
Performance Optimization WordPress Plugins by W3 EDGE